KPSS’nın adını kalifiyeli eleman sınavı olarak değiştirdim. Çünkü eğitim sistemimizin resmiyetinde olmasa da biz biliyoruz ki yanlış olan bir şeyler var. Eğer yanlış bir şeyler olmasaydı bu kadar sınava da gerek kalmazdı.
Daha önceki yazılarımda da değinmiştim eğitim sistemimizin eksikliklerine. En büyük eksikliklerden bir de her yıl yapılan “Kalifiyeli Eleman Sınavı” namı değer KPSS . Bu şekilde bir sınav uygulamasına devam eden ülkemizin eğitim sorumlularının artık uyanmaları gerekir. Öyle bir yenilik yapmalılar ki SBS’da olduğu gibi yüzüne gözüne bulaştırmamalılar. Ne oldu sınav uygulamalarını değiştirdiler ama bunu uygulayamadıklarından tekrar eski siteme döndüler. Bu şu mu demek olacaktır: Türkiye’de yapılandırmacı eğitim sistemi uygulanıyor şu anda ama ne kadar başarılı tartışılır. Yapılandırmacı eğitim sisteminde de başarıya ulaşamadıklarını görüyorlar diye yapılandırmacı eğitim anlayışı geride bırakılıp da tekrar geleneksel eğitim sistemine mi dönülecek. İşte bizler tüm bunların olmasına “HAYIR” diyebilmeliyiz. Bizler kalifiyeli eleman sınavlarına tabi tutulmak istemiyoruz diyebilmeliyiz.
Her KPSS öncesi ve sonrası benim aklımı bir şeyler kurcalamıştır. Yahu, bu sınavlar neden olmaktadır. Öğretmen, muhasebeci, kamu yönetici vb. daha nice meslekten elemanlar uzmanlar yetiştirilmektedir. Acaba neden sadece ihtiyacımız olduğu kadar eleman yetiştirmiyoruz da kat kat fazlasını yetiştirip gerçi buna yetiştirmek de demeyelim öğrenci mezun ediyoruz da sonra da onları kalifiyeli eleman sınavına tabi tutuyoruz. Bizim üniversitelerimizde yetişen öğrencilere ve onları yetiştiren hocalara güven olsaydı bu sınavlar bugün olmazdı.
Bana şunu da diyebilirsiniz, başarılı ve başarısız olanlar nasıl ayıklanacak? Kaliteli elemanlar zaten sınavları geçenlerdir. En azından öğretmenlik için kesin ve net bir şekilde söyleyebilirim ki ezberci sitemle çalışanlar şu an öğretmen olabilenlerdir. Ezber de bir öğrenme yöntemidir ama ne kadar kalıcı. Yapılandırmacı eğitimden bahsedilen bir sitem de en az etkili olan yöntemdir. Geriye kalan kadrolara ise puanlar düşürüleceğine ekonomiden ödün vermemek için ne yazık ki öğretmen adaylarımız ücretli çalıştırılmaktadır ve KPSS sınavına da iki üç ay kala istifa etmektedirler. Neden? Çünkü sınava hazırlanmak kalifiyeli eleman olmak zorundalar. Yazık değil mi eğitimleri yarıda kalan körpecik yavrulara.
Diğer bir taraftan baktığımızda ise bir okulda beş sınıf ama 3 öğretmen. Bu öğretmenlerden biri de aynı zamanda yönetici. Bu sınıflarda okuyan çocukların ne suçu var. Eğitimleri neden yarım yamalak veriliyor? Neden “EKONOMİK ELEMAN” politikasından vazgeçilmiyor.
Üniversiteye girişte zaten öğrencinin önüne bir engel konuluyor. O sınav yerine herkes ilgi ve yeteneği doğrultusundaki programları kapsayan bölümlere gitmiş olsaydı üniversite bittikten sonra KPSS engeli de olmazdı. Bir çelme orada takıldı ayaklara biri de mezun olduktan sonra takılıyor.
Şu anda bizdeki sistem sadece kuru gürültüden ibarettir. Böyle bir durum olmasaydı eminim insanlar birbirlerini dinlerlerdi ve bu sorunlar çözülürdü. Bu kuru gürültüyü bir kenara bırakalım, birbirimizin önerilerine kulak kabartalım ve gelin “KALİFİYELİ ELEMAN SINAVI” YAPMAYALIM da “KALİFİYELİ ELEMAN” YETİŞTİRELİM.