Meslek Yüksek Okulu (MYO) açılması için Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK)’e başvurular yapılmış, Solhan ve Karlıova çıkan sonuca üzülmüş, şansı yaver gidenler ise Genç ve Karakoçan olmuştu.
Hatırlarsınız ki, YÖK’ün bu kararının ardından Solhan İlçesi’ndeki gerek siyasiler, gerek bürokratlar, gerekse sivil toplum örgütleri harekete geçmiş, hatta tatsızlıklara ulaşan sonuçlar doğmuştu. Çok geçmemişti ki, sinir uçlarında kısa devre yaptıran bir gelişmeyi de geçen hafta siz değerli okurlarla paylaşmıştık.
Son gelişmenin adı, ‘Genç MYO 2 yıl Bingöl’de hizmet verecek’
Yazarken dahi tüyler ürperten bu gelişmenin yaşanmasının ise tek bir nedeni var. “Yer sorunu”
Düşünsenize; işsiziz ve bir iş kurmak istiyoruz. Bizim gibi birkaç kişi daha var ama şansı yaver giden biz oluyoruz. İşin kurulması için sermayeyi sağlayan kurum veya kişiler, “Sermayeyi biz veriyoruz, tek yapmanız gereken boş bir dükkân bulmak. Dükkânın içini de biz dolduracağız. İdaresini de biz sağlayacağız, siz ise sadece yiyeceksiniz” diyor.
O kadar aciz ve vurdumduymazız ki, “Sermaye sizden, dükkânı bulmak ve içini doldurmak da sizden. Biz, ancak ve ancak karşılıksız yemek istiyoruz” diyoruz.
Şuanda Genç İlçesi’nde yaşanan durum da bundan ibaret.
Karlıova ve Solhan İlçeleri MYO hakkını elde edemedikleri için çırpınırken ve dayandıkları üniversite kapısından çekilmemekte ısrar ederken, ‘Buyurun size sermaye’ denilen Genç İlçesi’ne sunulan fırsat önemsenmiyor, MYO’nun kurulabileceği bir bina dahi tahsis edilemiyor.
Son bir haftadır her kapı çalındı, ‘bu fırsat kaçmamalı’ telkinleri defalarca paylaşıldı. Fakat değişen bir şey olmadı. ‘Bir şeyler yapmalıyız’ diyen Belediye Başkanı Sayın Abdurrahim Ariç’in çabasını da göz ardı etmek istemiyorum. Ama tek başına ne kadar başarılı olur, orasını bilemem…
Yaşanan gelişmeler ve yapılan görüşmelerden çıkan iki sonuç var.
Birincisi; Ortaya çıkan tabloya bakıldığında Genç halkının Meslek Yüksek Okulu`nun önemini hala kavrayamadığını söyleyebiliriz: Çünkü ‘gerekli bina tahsisi sağlanmaması durumunda Genç MYO iptal edilebilir’ çağrılarına rağmen sessizlik sürüyor, ‘beni ilgilendirmez’ tutumu ısrarla sürdürülüyor ve hiçbir tepki ortaya konulmuyor. Bu da bir Gençli olarak beni derinden yaralıyor ve ‘neden?’ diye sorgulama gereği hissettiriyor.
İkincisi de; Yetkili diye tabir ettiğimiz kişilerin yetkisini kullanamaması. Milletvekili var, kaymakam var, belediye başkanı var, il genel meclis başkanı var, il genel meclis üyeleri var, iki tane belde belediye başkanı var, var da var… Onca telkine rağmen hala sessizlik sürdürülüyor, ‘ben memleketimi seviyorum, koltuğumdan dahi olsam bu okulu ilçeme kazandırırım’ diyecek babayiğit çıkmıyor. Biraz cesur olsalar, koltuklarını kaybettirecek bir durum olmadığı gibi memleket insanının nazarında itibarları daha da artacak.
Onlar bir tarafa dursun, bu saydığım isimlerle bozuşmamak için sessiz kalmayı tercih edenler var ya… Onlar unutmasınlar ki, bu okul iptal edilirse ‘Genç’in katilleri’ diye tarih sayfalarına geçecekler…
Sessizliklerinin sebebini anlayamadığım bu yetkililere bir çift lafım olacak;
Siyasi anlamda kentin en büyük gücünü barındıran bir ilçede bu okul için bina tahsis edemiyorsanız, hala anasınıfı ile MYO arasındaki farkı çözemiyor ve ilçenin bu okula olan ihtiyacını idrak edemiyorsanız, bundan sonra ‘susmak sizin için en iyi tercih’ olacaktır.
Ve sakın bir daha bu halkın karşısına çıkıp ‘size hizmet etmek için varız’ demeyin.
Başka il ve ilçelerde ‘MYO versinler, gerekirse makam odamı tahsisi ederim’ diyen yürekli insanlar varken, sizler nasıl oluyor da bu kadar sakin olabiliyorsunuz anlam veremiyorum!
Ey Genç Halkı;
İşsizlik yüzünden gençlerin protesto yapabilecek yürekliliği gösterdiği, gücünü korumak adına seçimlerde ‘aşiret’ davasının güdüldüğü, kahvehanelerinde her gün hükümet kurulup hükümet devirilen ilçenin insanları…
İlçenin geleceğini önemli ölçüde etkileyecek olan Meslek Yüksek Okulu için sessizliğimizi sürdürdüğümüz taktirde, geri kalacak, bir adım öteye geçemeyeceğiz.
Bu sessizliğiniz, hesap sormaktan çekinmeniz ve ‘geleceğimiz için’ diyemememizin… Bu fırsat kaçar ve bu ilçede MYO açılmazsa, unutmayın ki bizlerde de tarih sayfalarına ‘bir hiç’ olarak geçeceğiz.
Eleştirilerim ağrınıza gidebilir, sarf ettiğim sözleri kabul etmeyebilirsiniz.
Ama bilmelisiniz ki, böyle bir durumda sesiz kalmak, talepleri karşılamayanlardan farksız olduğumuzu kabul etmek demektir.
Belirtmek isterim ki, MYO’nun Genç’e kazandırılması için kim bir taş üstüne taş koyarsa ayakta alkışlarız, kim de sessiz durursa bunu sorgularız.
Ben sessiz kalmayacağım, bu okul Genç’e kazandırılıncaya kadar haykıracağım.
İlçenin geleceği için herkesle ters düşmeye hazırım.
Ve sizden de sessiz kalmamanızı bekliyorum.