AK Parti Kurucu İl Başkanı Abdullah Kolak, 12 Eylül 2010 günü yapılacak Anayasa Değişikliği Paketi Halkoylaması’nda ‘Evet’ oyu kullanılması çağrısında bulundu.
Türkiye’nin ana gündem maddesi olan ve tartışmaları süren 12 Eylül 2010 Anayasa Değişiklik Paketi Referandum’una ilişkin açıklamada bulunan AK Parti Kurucu İl Başkanı Abdullah Kolak, Bingöllülere “sandığa gidip ‘evet’ diyelim” çağrısında bulundu.
82 Anayasası’nın darbeyle, dipçikle gelen bir anayasa olduğunu belirten Kolak, mevcut anayasanın halkın anayasası olmadığını söyledi.
12 Eylül 2010 günü yapılacak referandumda ‘evet’ çıkması halinde halkın anayasasının oluşmaya başlayacağını dile getiren Kolak: “Türkiye’de hak ve hukuk ihlal edilmiştir. 12 Eylül bir hak ve hukuk mücadelesidir. 12 Eylül’de yapılan referandumda karanlığa baskılara dayatmalara karşı yapılan bir mücadeledir. Bingöl halkımız 28 yıl önce bu anayasanın yanlış olduğunu söylemiştir. Bu anayasa askeri darbenin ürünü olup çok dar bir anayasadır. Onun için Bingöl halkımız önemli oranda ‘hayır’ oyu vererek anayasayı reddetmiştir. Bu anayasa konusu 28 yıldır tartışılan konudur. Türkiye’nin gerçek gücüne kavuşması için 12 Eylül 2010’daki referandumda herkesin ‘evet’ demesi gerekir. Bu referandum siyaset üstü bir referandumdur. Bunca ortaya çıkan gerçeğe rağmen her şeyi inkâr ediyorlar. Görmek istemeyince görmüyorlar. Fişlemeler, andıçlar, faili meçhul cinayetler yaşandı. Bu bölgede yaşayan insanlar olarak bunu hepimiz gördük ve yaşadık. O karanlık ve acı olayların tekrar geri getirmenin bir anlamı var mıdır? Dersim olayı ve daha birçok ilde, hatta Bingöl’de birçok köydeki evlerin yakma/yıkma ve insanları evlerin içine doldurup yakan zihniyete destek mi çıkalım? Bu olayların tekrar yaşanmaması ve Türkiye’nin geleceğinden söz sahibi olmak için sandıkta ‘evet’ demeliyiz. Daha refah daha mutlu demokrat özgür bir ülke için ‘evet’ demeliyiz. İnsan haklarından eğitim ve inanç özgürlüğü ihlal edilmiş. Bir vatandaş olarak bütün siyasi partilere ve sivil toplum örgütlerine, yazar ve çizerlere sesleniyorum. O eski günleri bize hatırlatmayın. Asırlar boyunca bu ülkede dedelerimiz beraber yaşadılar. Doğusu-Batısı demeden Türkü, Kürdü, Alevisi, Sünisi, Lazı, Çerkezi, Arabı, Gürcüsü demeden dedelerimiz bu topraklar üzerinde beraber yaşamışlar. Kars’ın Sarıkamış Allah-u Ekber dağlarında 90 bin askerimiz donarak şehit oldu. O şehitlerin torunları değimliyiz? Çanakkale’de yatan şehitlerin torunları değimliğiz? İzmir’de Yunanlıları denize döken o şehitlerin torunları değil miyiz? Malazgirt savaşını kazanan şehitlerin torunları değil miyiz? Hatta Rus ordusu Solhan şeref meydanlarına kadar geldikleri zaman dedelerimiz onlarla beraber savaşmadılar mı? Her şeyden önce bizi birbirimize bağlayan bir inancımız var, Allah’ımız ve Peygamberimiz, bir bayrak ve kıblemiz var. Bunu görmemezlikten gelenler var. Gözleri vardır görmezler, kulakları vardır işitmezler. Daha demokrat, daha özgürlükçü, insan haklarını koruyan, insan hak ve hürriyetlerine dayalı yeni bir anayasa için 12 Eylülde ‘evet’ demeliyiz” şeklinde konuştu.