Ülkücülere yönelik bilinçli bir şekilde iftira kampanyası başlatıldığını savunan Solmaz, norma bir tartışmanın sonucunda yaşanan şiddet olaylarından nemalanmaya çalışanların olduğunu vurguladı.
Bingöl Ülkü Ocakları Başkanı Emre Solmaz, geçtiğimiz hafta Bingöl Üniversitesi öğrencileri arasında cereyan eden şiddet olaylarının ardından haklarında ortaya atılan iddiaları yanıtladı.
Yaptığı yazılı basın açıklamasıyla olayları değerlendiren Solmaz, ülkücülere yönelik bilinçli bir şekilde iftira kampanyası başlatıldığını savundu.
Öğrenciler arasında yaşanan şiddet olaylarından nemalanmaya çalışanların olduğunu aktaran Solmaz, yaşananların fikir ayrılığından değil, normal bir tartışmadan kaynaklandığını vurguladı. İşte Emre Solmaz’ın o açıklaması.
İDDİALAR ASILSIZDIR
“Son zamanlarda Bingöl Üniversitesi’nde cereyan eden olaylardan sonra
Bazı çevreler bilinçli bir şekilde hep beraber bir iftira kampanyası başlatarak bizleri zan altında bırakmışlardır. Bu çevreler olayları tam olarak araştırmadan sorgulamadan duygularına yenilerek çok büyük bir hataya düşmüşlerdir. Ülkücülerin üniversitede öğrencilerin giyim kuşamlarına ve konuşmalarına müdahale ettiklerini ve olaylarında buna binaen başladığını iddia etmişlerdir. Bu iftirayı atanları muhatap olarak görmemekle beraber Yüce Allah’a havale ediyoruz.”
OKUMAYA GELENİN BAŞIMIZIN ÜSTÜNDE YERİ VARDIR
“Herkes şunu çok iyi bilmelidir ki; biz öğrencilerin giyim kuşamıyla etnik yapılarıyla ve geldikleri illerle ne ilgilendik nede ilgileniriz. Bingöl’e okumaya gelen herkes bize yüce Allah’ın ve ailelerinin birer emanetidir ve bu insanların bütün Bingöl halkının başının üstünde yeri vardır. Ama ilimize okul okuma amacı haricinde gelenleri kucaklamamız ve tasvip etmemizin de mümkünatı yoktur. Şüphesiz bizim kavgaları bağrışmaları onaylamamız söz konusu olamaz. Ama dava arkadaşlarımız saldırılara maruz kaldıkları zamanda hiç kimse bizden haksızlık karşısında susmamızı beklememelidir.”
PROVAKE ETMEYE ÇALIŞIYORLAR
“Bizim bugüne kadar sessiz kalmamızın sebebi, açıklama yapacağımız zaman duygularımıza yenilmemek ve hatalı açıklama yapmamaktır. Herkesin şu gerçeği çok iyi bilmesi gerekir ki, olayın başlangıcı bir fikir tartışması değil, normal bir tartışmadır. Ama bazı çevreler olayları bilinçli ve sistemli olarak bir sağ-sol kavgası zeminine oturtmaya çalışmışlardır. 12 Eylül olduğu zaman biz daha doğmamıştık. O zaman insanlar işkenceye götürüldükleri zaman, cezaevine atıldıkları zaman sen şusun sen busun ayrımı yapılmamıştır. Hatta 9 tane ülkücü idam edilmiştir. Bunun için herkes çok akıllı hareket etmelidir, kimse provokasyonlara gelmemelidir. Olayların büyümesi halinde hiç kimse bu vebalin altından kalkamaz.”
HERKES EŞİTTTİR
“Son olarak, bizim Kürtçe konuşan kardeşlerimize bakışımızı merak eden varsa, bu ülkede yaşayan herkes bizim öz kardeşimizdir. Zaza’sı da, Laz’ı da, Çerkez’i de, Kürdü de birdir, hepimiz bu ülkenin asli unsurlarıyız. İslam dini, ay yıldızlı bayrağımız, vatanımız Türkiye, bizim ortak değerlerimizdir.”