Babacan, Türkiye-Kore İş Forumu'nun açılışında, forumun iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin daha ileriye taşınmasına katkı sağlayacağına inandığını söyledi.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Türkiye ve Güney Kore arasında, küresel krizin etkisiyle 2009 yılında iki ülke arasında ticaret hacminde bir miktar gerileme yaşansa da yine de 3 milyar doların üzerinde bir ticaret rakamına ulaşıldığını, ancak iki ülkenin potansiyeli göz önüne alındığında bunun geliştirilmeye muhtaç bir rakam olduğunu bildirdi.
Her ne kadar coğrafya olarak uzak iki ülke de olsa Türkiye ile Kore arasında çok özel yakın ilişkilerin mevcut olduğunu vurgulayan Babacan, tarihin zor bir döneminde güzel bir dayanışma örneğinin bu ilişkilerin temelini oluşturduğunu söyledi.
Türkiye ve Kore'nin güçlü tarihi bağlarının yanı sıra ortak insani ve demokratik değerleri paylaşan, temel uluslararası sorunlara yaklaşımları büyük ölçüde örtüşen iki ülke olduğunu dile getiren Babacan, siyasi ilişkilerin temelini ortak temelden gelen bu dostluk anlayışının oluşturduğunu ifade etti.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 2004'te Güney Kore'yi ziyaretinin ilişkilerin yeni bir ivme kazandırdığını, bu ziyaretin ardından Güney Kore Dışişleri ve ticaret bakanları ile Cumhurbaşkanı'nın Türkiye'yi ziyaret ettiğini anımsattı.
Son dönemde siyasi, iktisadi kültürel alanlar başta hemen her adımda atılan adımların yansımasını iki ülke arasında yoğunlaşan ilişkilerde gördüklerini dile getiren Babacan, şöyle devam etti:
''Özellikle ekonomik ve ticari ilişkilerimiz de bir ivme kazanmış durumda. Güney Kore şu anda ülkemizin Uzak Doğu'daki ikinci önemli ticaret ortağıdır. Küresel krizin etkisiyle 2009 yılında ülkelerimiz arasında ticaret hacminde bir miktar gerileme yaşansa da yine de 3 milyar doların üzerinde bir ticaret rakamını bulmuş durumdayız. Tabii Güney Kore ekonomisinin, Türkiye'nin potansiyelinin, iki ülkenin toplam ticaret hacmini ele aldığınızda bu rakam oldukça geliştirilmeye muhtaç bir rakam, bunu da ifade etmek istiyorum.''
Özellikle yatırımlar konusunda daha güzel örnekleri gördüklerini belirten Babacan, bazı şirketlerin Türkiye'ye yatırımlarının yanı sıra 1 milyar 75 milyon dolar bedelli karayolu Boğaz tünel geçiş projesinin ihalesini bir Türk-Kore ortaklığının kazandığını söyledi.
Babacan, ''Şu anda ülkemizde 160 adet Kore sermayeli firma mevcut ve bunların kayıtlı sermayesi yaklaşık 550 milyon dolar civarında'' dedi.
Turizmin iki ülke arasındaki önemli bir konu olduğunu 2008 yılında Kore'den Türkiye'ye gelen ziyaretçi sayısının 120 bine yaklaştığına dikkati çeken Babacan, şunları kaydetti:
''Tabii biz bunu daha da geliştirmeyi arzu ediyoruz. Her iki tarafta da yapmamız gereken işler var. Özellikle Kore'nin Türkiye'ye seyahat uyarıları konusunda şu anda içine koymuş olduğu sınıflandırma bize göre düzeltilebilecek, geliştirilebilecek bir unsur. Bu Türkiye'nin seyahat kısıtlamasıyla ilgili listeden çıkarılması gerçekten iki ülke arasındaki turizm aktivitesini çok daha iyi bir noktaya getirecek.''
Babacan, iki ülke arasında çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması ve yatırımların karşılıklı teşviki ve korunması gibi temel anlaşmaları yapmış olduklarını, ancak artık Serbest Ticaret Anlaşmasını da gerçekleştirmek istediklerini söyledi.
Yakında Güney Kore Ticaret Bakanı'nın Türkiye'yi ziyareti ile bu görüşmelerin startının verileceğinin açıklanmış olacağını ifade etti.
AA