Bingöl’ün habercilikteki güçlü adresi Bingöl Medya olarak geçtiğimiz hafta Ankara Kulisindeki hareketliliklerin kamuoyuyla paylaşılması amacıyla yayınladığımız ‘Siyaset Kulisi’ başlıklı köşemizde Bingöl Eski Milletvekillerinden Mahmut Sönmez ve Feyzi Berdibek’in akabinde bu kez kuzey ilçelerinden esen rüzgârı aktarmaya çalışacağız.
Bu haftaki yazımızın konusu, kuzey ilçelerinden milletvekilliğine soyunan Avukat Ercan Arslan.
Geçmişteki girişimlerine ve yakın tarihteki demeçlerine göz atıldığında bire bir ağzından ‘Milletvekili olmaya adayım’ cümlesi çıkmasa da beyanları bu yönde olan Arslan’ın, verdiği bir beyanatta kuzey ilçelerden çıkacak adaylara da şans verilmesi gerektiği görüşünü paylaşılıyor ve ‘milletvekili adayı olmayı düşünüyor musunuz?’ sorusuna ‘halkın desteğini hissedersem elbette…’ yanıtını veriyor.
Siyaset sahnesinde adından sıkça söz edilen ve gerek 2007 genel seçimleri öncesinde AK Parti’den milletvekili aday adayı, gerekse 2009’da AK Parti İl Başkan adayı olmakla bu alandaki etkisini sürdüren Avukat Ercan Arslan’ın, ağırlıklı olarak Karlıova ile Yedisu, Yayladere, Kiğı ve Adaklı ilçelerinin ortak adayı olarak ön plana çıkarılacağı belirtiliyor.
Son dönemlerde verdiği röportajlarla bu alandaki etkisini pekiştiren Arslan’ın, ‘Hangi partiden aday olacağı’ konusundaki merak ise ‘AK Parti’den aday adayı olacak’ sözleriyle gideriliyor.
“AK Parti’den aday gösterilmezse ne yapacak?” sorusunun yanıtı ise “Bağımsız aday olması söz konusu değil. Yine AK Parti saflarında siyasete devam eder” sözleriyle şekilleniyor.
Röportajlarında özellikle milletvekili belirlenmesinde ‘Bingöl merkez, Genç ve Solhan’ bölgelerinin dikkate alınmasını, kuzey ilçelerinin ise geri planda tutulmasını eleştiren Arslan, gelişen süreçte yaptığı önemli tespitleri de avantaj olarak sunuyor.
İşte, Kuzey ilçelerden Karlıova nüfusuna kayıtlı olan Arslan Arslan’ın son zamanlarda basına yansıyan demeçleri ve 2011 genel seçimlerine ışık tutan çalışmaları…
Sizce bir siyasetçide olması gereken özellikler nelerdir?
ARSLAN: Siyasetçinin olmazsa olmazı, ahlaki değerlere bağlılığıdır. Nedir bu değerler? Dürüst olmak, yalandan uzak durmak, sözünün eri olmak, kişisel menfaatler peşinde koşmamak, ahde vefa gibi… Siyasetçinin muhatabı halktır. Halk, siyasetçinin ahlaki değerlere bağlılık durumuna göre siyaset ömrünü belirleyecektir.
Siyasetçide olması gereken bir diğer özelliklerin bazılarını da şöyle sıralanabilir; Bilgi, birikim ve liyakat itibariyle toplumsal sorunlara çözüm üretebilecek düzeyde olması, iyi iletişim becerisinin olması gerekir. Aslında tüm bu özellikler, kişinin siyaset yapma iradesini ortaya koyduktan önceki yaşamında şekillenmiş olmalıdır. Siyaset iradesi ortaya konulduktan sonra eğer geçmişinde bu hassasiyetler ve özellikler yoksa toplum tarafından kabullenme noktasında ciddi sıkıntı yaşayacaktır.
Ülkemiz siyasetçisinin sizi rahatsız eden veya eleştirdiğiniz özellikleri nelerdir?
ARSLAN: Ülkemiz siyasetçisinin iki yönü beni oldukça rahatsız ediyor. Birincisi; seçim süreci ile seçimden sonraki süreç arasında ciddi bir davranış değişikliği yaşanmaktadır. Oy almak için her türlü alçakgönüllülüğü gösteren, seçmenin her isteğine kayıtsız şartsız onay veren siyasetçi, maalesef seçildikten sonra milletin efendisi olma eğilimi göstermektedir. Hâlbuki halkın iradesine mazhar olmuş siyasetçinin sadece seçilmişliği bile alabileceği en büyük onurdur. Kendisine bu onuru bahşeden seçmene karşı onun efendisi olmaya kalkışmak ve iletişim için gelecek seçim dönemini beklemek haksızlıktır.
Bir diğer husus ise; seçilmişin halk iradesi ile verilmiş yetkiyi yakınlarına devretme veya onlarla birlikte kullanma anlayışıdır. Halk, kendisine temsilci olarak kesinlikle siyasetçinin kendisini yetkilendirmiştir. Şu veya bu derecede yakınının seçilmişlere ait yetkiye dahil olmasını kabul etmek mümkün değildir. Bu durum siyasetçi hakkındaki kanaatin olumlu veya olumsuz olmasına önemli derecede etki eder.
2009 yılında yapılan AK Parti İl Kongresi’nde adaylığınızı açıkladınız. Seçileceğinize kesin gözüyle bakılıyordu ancak son anda seçime girmediniz. Bunun özel bir sebebi var mıydı?
ARSLAN: Öncelikle şunu belirtmek isterim ki, aktif siyasette hiçbir zaman makam ve mevki hedefim olmadı. Kamuoyuna duyurduğum il başkanlığı adaylığım, tamamen bu maka aracılığı ile Bingöl’ümüzün var olan sorunlarının çözümüne katkıda bulunmaktı. Bu talebim, halkın her kesiminden ve özellikle de parti delegelerince beklemediğim düzeyde destek buldu. Az önce belirttiğim üzere bu talebimizi halkımızın sorunlarına çözüm bulmak için ortaya koymuştuk. Bunun başarabilmemiz için aynı düşüncede siyaset yapanlarla siyaset yapmamız temel koşuldu. Gelinen noktada bazı siyasetçilerin hala özgüven duygusuna sahip olmadığını ve gerçekten siyaset yapma amaçlarının halka hizmet olmadığını gördüm. Kendi siyasi geleceğini, rekabetçi ortamı yok ederek devam ettireceğini düşünenler parti içi gelişmelerde uyuşmazlık iradesini ortaya koydu. Bu uyuşmazlığın teşkilat yapılanmalarında parti disiplinine uygun olmadığını, seçilmem halinde devam edecek parti içi uyuşmazlık ve çekişmenin Bingöl’ümüzün menfaatine olmadığını gördüğüm için de seçime dahil olmadım. Ben bu kararı verirken, Bingöl’ümüzün menfaatlerinden yana irademi koydum.
Milletvekili adayları belirlenirken genelde Bingöl merkez, Genç ve Solhan nüfusuna kayıtlı kişiler aday gösteriliyor. Bu konuda nasıl düşünüyorsunuz? Herhangi bir öneriniz var mı?
ARSLAN: Bu belirleme bilinçli olarak yapılıyorsa elbette doğru bulmam mümkün değildir. “Türkiye’yi idare edecek başbakan İstanbul nüfusuna kayıtlı olmalıdır” gibi bir kriter ne kadar yanlış ise, ilimiz adayları belirlenirken de böyle bir kriterin uygulanması yanlış olacaktır. Her şeyden önce, milletvekilliği yasama organı üyeliğidir. Bu görevin en iyi biçimde ifa edilmesi şu veya bu ilçeden olmakla tesis edilecek bir durum olmadığı gibi, kişilerin beceri ve yetenekleri de nüfusa kayıtlı olduğu ilçeye göre belirlenmez. Bu tür kriterlerin uygulanması diğer ilçelerimizin ‘sorunlarını çözecek temsilcilerin bulunmadığı’ yönünde olumsuz bir kanaat nedeni olacak, böylece vekil ile temsil edilmeyen ilçelerimizin dışlanmışlık duygusunu zamanla tamir edilemez hale getirecektir. Bu sebeple yakın gelecekte böyle bir kriterin olmadığının, belirlenecek adaylarla ortaya konulması ve gerçekten bu görevi layıkıyla yerine getirebilecek olan diğer ilçelerimizden de olan kişilerden de mutlaka yararlanılması faydalı olacaktır.
Bundan sonra aktif siyaset çalışmalarınız sürecek mi?
ARSLAN: Bir başka soruya cevap verirken siyasete katılma nedenimi söylemiştim. Halka hizmetin hakka hizmet olduğuna yürekten inanıyorum. Eğer bu inancıma Bingöl halkının desteğini hissedersem ve koşullar itibariyle halkımızın çözüm bekleyen sorunlarına çözüm olmak yönünde katkım olacağını hissedersem elbette Bingöl’ümüze hizmet etmeyi şeref ve onur kabul ederim. Uzun zamandan beri mesleğim gereği sürekli halkın sorunlarıyla iç içeyim. Bu tecrübemi ve birikimimi, hakkın rızasına ve halkın duasına dönüştürmek için kullanmak en büyük idealimdir.
Bir sonraki analiz ve siyaset kulisi gelişmelerini paylaşmak ümidiyle. Hoş ve esen Kalın.
BİNGÖL MEDYA